İstiklal Marşı’nın on kıtası. İstiklal Marşı sözleri

istiklal-marsi-mehmet-akif-ersoy,

Türkiye Cumhuriyet’inin milli marşı olan İstiklal Marşı, Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınarak 12 Mart 1921 tarihinde Birinci Türkiye Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin milli marşı olan İstiklal Marşı’nın 10 kıtası her yerde bulunması ve her Türk evladının onurla zihinlerine kazıması gereklidir.

İstiklal Marşının Kabulü
12 Mart 1921 tarihinde Birinci Türkiye Millet Meclisi tarafından kabul edilen İstiklal Marşı Mehmet Akif Ersoy tarafından işgal altından geçen yıllarda, ordunun ve halkın dayanma ve moral gücünü arttırmak amaçı ile düzenlenen marş yarışması için yazılmıştır. Marşın sözlerini inceleyen dönemin Milli Eğitim Bakanlığı, Mehmet Akif Ersoy’a yarışmaya katılması için teklifte bulunmuştur. Teklifi Mehmet Akif Ersoy tek bir şart ile kabul etmiştir. Şartı ise her hangi bir ödül almamak.

İstiklal Marşı

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va’dettigi günler hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek arsa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!
Mehmet Âkif Ersoy

2008 doğumluyum. Evimizde uzun zamandır web siteleri ile ilgilenildiği için özellikle içerik, görsel ve teknoloji ile yakından ilgiliyim. İçerik konusunda araştırmalar yapıp edindiğim bilgileri yazıya döküyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir