Biz Biliyoz

Evlendiğimizde Böyle Değildi, Ne Oldu da Değişti?

Evlendiğimizde Böyle Değildi, Ne Oldu da Değişti?

Aile ve Çift Terapisti Uzman Psikolog Ayşenur Bayraktar’la ilişkiler üzerine çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.  O evlendiğimizde böyle değildi, ne oldu da sonradan değişti? Sanal ortamda kurulan ilişki, doğal, akıcı, sereserpe  bir ilişki vb. konulardaki röportajımız. Buyurun…

Uzm. Psk. Ayşenur Bayraktar ile İlişkiler Üzerine

ÇAĞLA: Evlendikten sonra bazen çiftlerden biri“o evlendiğimizde böyle değildi, ne oldu da değişti”gibi bir duygu durumuna giriyor. Sizce bu safhaya gelmemek için çiftler ne yapmalı ya da bu durum oluştuktan sonra ne gibi yol izlemeliler?

 

AYŞENUR BAYRAKTAR: Bu kolay değil aslında, neden biliyor musunuz? Öyle bir şey ki, bir duyguya kapıldığınızda o duygu sizi götürüyor. Yani  o duygunun böyle evliliğe doğru götürdüğü durumda biraz farkındalığa varmak zor olabiliyor. Ama en azından hani bir olayın 1 birim şiddeti vardır bir de 10 birim şiddeti vardır. Çiftler şunu düşünebilir; burada bir gerçekliğe dönüş yaşadım. Ben huylarını öğrendim, birlikte yaşama becerisini, bir sürü şeyini öğrendim. Ama bu şiddet 10 birim kadar olmamalı. Yani aslında ‘ben gerçeğe döndüm’ diye düşünmeli .

 

Her insanın kusurları yok mu her insanın artıları eksileri yok mu? Hele ki bir evde yaşayınca bunun farkına varıyorsunuz. O anlamda hayal kırıklıklarını çok abartmamak gerekiyor. Şimdi ‘bana şunu dedi, bunu dedi. Annesi eve gittiğimde bardağı şöyle koydu…’ Bunlara takılırsanız hayat yaşanmaz. Çünkü kimse size kraliçe ya da prens-prenses gibi davranmaz. Ne yapacaksınız? Problem yaşadığınız yerde mesafe ayarları yaparsınız. O kişiyle ilişkinizi mesafelendirirsiniz. Ya da atıyorum geniş ailede, ilişkileri çok keskin bir şekilde bitirmek sağlıklı değil. Daha gerçeğe yakın bir şekilde yorumlamak gerekiyor.

  ZEYNEP: Bir makalenizde ilişkiler hakkında “doğal, akıcı, sereserpe olunabilen bir ilişki keyif alınan bir yapıdır ve çiftler içinde yaşarken doyum alabilmektedirler.” diye söz etmişsiniz. Peki doğal, akıcı, sereserpe olunabilen bir ilişki nasıl olur bunu biraz açabilir misiniz?

AYŞENUR BAYRAKTAR: Evet, yine ilk sorularınızda bahsettiğimiz gibi sağlıklı ilişki için ne gereklidir? Sağlıklı iki insan. Zaten sağlıklı bir insan doğal davranır, açık davranır, şeffaf davranır. Kendisini açar karşı tarafa çok rahat bir şekilde. Siz bir şeylerinizi saklıyorsanız, karşı tarafta rahatsız olduğunuz yerler var ve bunu kibar bir dille karşıya ifade etmiyorsanız doğal olamazsınız, sereserpe de olamazsınız. Ama kötü olan şu ki ilişki bunu affetmiyor.   Mesela bir çift geldiğinde bana kişiler soruyorlar. ‘Hocam hangimiz haksız siz bize gösterin’. Ben diyorum ki ne siz suçlusunuz ne siz. Ama ilişkiniz sizinle ilgili kararı verir. İlişki bu iki insan arasında üçüncüdür. Ben aranızdaki üçüncüye bakıyorum. O kişiler başka kişilerle ilişkiler kurup farklı ilişki modelleri yapabilir.   O yüzden aradaki ilişki önemli. İlişki  doğal olmayan kişilerden intikamını alıyor.

 

Kendisini açmayan kişilerden; rahat, sereserpe olmayan kişilerden, intikamını alıyor ve sağlıksız yapılanma oluyor. Orada kişinin -yine aynı temaya geri dönüyoruz- kendini tanıyabilme becerisi çok önemli. Çünkü kendisini bilen insan sorunlarını rahatça ifade eder. Şundan rahatsız oluyorum, der ya da bunu yapmanı istemiyorum, der. Sereserpe yani. Ama acaba benim hakkımda ne düşünür? Şöyle yapsam mı, ya da şunu yapmasam mı diye düşündüğün yerde sereserpe olamazsın. Bu aslında her ilişkide önemli bir şey.

 

  ÇAĞLA: Hocam bildiğiniz üzere internet çağında yaşıyoruz. Hepimiz bir nevi bu sanal aleme mahkum olmuş durumdayız ve insanların çoğu bu sanal alemde etkileşim halinde. Sanal ortamda kurulan bir ilişkinin temelleri sizce sağlam atılmamış durumda mı? Gerçek ortamdaki ilişkiyle arasında bir farklılık var mı?

 

Yani şöyle yüz yüze olmayan bir ilişki ya da birlikte vakit geçirilmeyen bir ilişki olmaz. Ama bir başlangıç olabilir, bir tanışma gibi olabilir ama yine de büyük riskler barındırıyor. Neden? Çünkü sanal dediğimiz şeyin arkasında ne var bilmiyoruz. Bu kişiyle biz mesela üç ay, dört ay görüşürüz sanal alemde ama aynı o aşk sürecindeki gibi kafamızda bir gerçeklik oluştururuz. Ben birisiyle bir çay kahve içtiğimde oturduğumda onu görüyorum. Bana bakışlarını görüyorum. Nasıl davrandığını görüyorum. Bana ne hissettirdiğini anlıyorum. Ama sanal dünyada his yok sadece kelimeler var kelimelerin zihnimizde olan  yansıması var. Kelimeler…

 

Bizim atıflarımız var. Mesela atıyorum işte bana şu cümleleri yazdı. Ya da bana şunları söyledi, gibi. Yüz yüze görüşme, aynı ortamda  bulunma en güzeli ve sağlıklı olan ilişki budur. Ki o bile yeterli değil belli bir süre geçmesi lazım tanımak için. O anlamda sanal ortamda ilişki, ne yazık ki sağlıklı olmuyor.

 

  ZEYNEP: Sizi derinden etkileyen hiç unutamadığınız ya da çok zorlandığınızı düşündüğünüz bir görüşmeniz oldu mu?

 

Evet çok fazla görüşmelerimiz oluyor. Yani genel olarak bahsedersem tabii zorlandığım yerler şöyle olabiliyor; Mesela boşanma öncesindeki dönemlerde çiftlerin birbirlerine söyleyemedikleri oluyor. Bu durumda tek tek seanslarda ben görüşüyorum. Aslında boşanma aşamasına gelene kadar keşke bu söylenmeyenler, bir türlü karşı tarafa ifade edilebilseydi belki evlilik biraz daha yoluna girebilirdi. Yani şu anda danışanlarımdan dolayı spesifik bir vaka bahsetmem de çok uygun olmayabilir. Ama genel olarak beni sarsan bir deneyime baktığımız zaman üzüldüğüm yani benim biraz daha duygularımın girdiği yer, söylenilmeyenler kısmı oluyor; eşlerin tek olduğunda bana aktardıklarıyla çift olduklarında bana aktardıkları çok farklı.

 

  İlginç bir şekilde bazı çiftlerde, bazı şeyleri birbirlerine aktaramadıklarını görüyorum. Yani şöyle söyleyeyim; problemi zorlaştırıyorlar aslında, nedense o araya ego mu giriyor bir şey giriyor karşı tarafa kendi duygularını aktaramıyorlar. Mesela seanslarda, erkek kadın fark etmiyor, ağlayan danışanlarım oluyor. Bunu keşke eşime söyleseydim ya da şöyle olsaydı, böyle olsaydı diye söylüyorlar. Aslında bu karşı tarafa duygularını aktaramamakla ilgili bir problem. Biraz da bizim kültürel kodlarımız da bu var. Mesela erkek adam güçlü olmalı ya da gururlu olmalı. Ama ne yazık ki ilişki bunu kaldırmıyor ve affetmiyor. Fakat boşanmanın da bazı durumlarda gerekli olduğu yerler var. Yani sağlıksız bir evliliği sürdürmek yerine eğer ilişkiye, çiftlere ya da çocuklara çok zarar veriyorsa tabii ki sağlıklı bir ayrılık daha doğru ancak yapabilecek şeyler varken de gereksiz bir boşanma doğru değil. Tabii ki bu evliliği sürdürebilmek lazım, o anlamda sağlıklı durumla sağlıksızı ayırt etmek gerekiyor.

 

  ÇAĞLA: Son olarak eklemek istediğiniz şeyler var mı?

 

AYŞENUR BAYRAKTAR: Şöyle diyebilirim; Bence “ilişkiler” bir psikoloğun kesinlikle çalışması gereken alanlardan. Peki neden? İlişkiler derken, sırf romantik ilişkiler değil, bizim danışanla kurduğumuz ilişki, ailemizle kurduğumuz ilişki, arkadaşımızla kurduğumuz ilişkiler var… Seminerde de bahsetmiştim; Keşke ilişkilerle ilgili bir ders olsa. Hayatımızın o kadar merkezinde ki bu yakın ilişkiler… O yüzden genç meslektaşlarıma ya da sizin gibi psikolog adaylarına tavsiyem, bu alanda özellikle bu yakın ilişkilerle ilgili çalışmalara çok fazla yoğunlaşmaları. Çünkü bu çok merkezde olan bir alan. Başarılı bir insanı, iyi bir ilişki kurmamak onun başarısını düşürebiliyor.  Bakıyorsunuz bir kişi çok başarılı değil ama çok iyi ilişkiler kuruyor ve o ilişkiler sayesinde bir yerlere gelebiliyor. Evet ilişki kurma becerisi hayatın tam merkezinde olan bir şey.

 

Aile terapisi de çok önemli bir terapi ekolü. Ben, bunun da ileride çok fazla büyüyeceğini ve çok revaçta olacağını düşünüyorum. Çünkü neden? Aile sistemleri artık değişiyor. Mesela boşanmalar çok fazla artıyor. Aile sistemindeki değişikliklere sağlıklı müdahaleler yapılması için iyi uzmanların bulunması gerekiyor.

Aile terapisinin ileride çok fazla gündemde olacak bir terapi ekolü olacağını düşünüyorum. Kendi ekolüm diye tabii ki üstünde çok durdum.

İlerde meslektaşlarıma da aile terapistliği alanında kesinlikle çalışmalarını tavsiye ediyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ