21 Martın Özellikleri, 21 Martta Neler Olmuş

 21 Martın Özellikleri,  21 Martta Neler Olmuş

21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü, Hz. Ali’nin Doğum günü ve Newroz günüdür.

21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü

Bildiğiniz üzere 21 Mart, Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü. Peki biz onların ne kadar farkındayız ya da toplumda diğer çocuklardan ayırt gözetmeksizin var olması için ne yapıyoruz? Bunları hiç düşündünüz mü?

 

 

Öncelikle sizlere DownSendromu hakkında birkaç bilgi vermek istiyoruz.
Down Sendromu ile doğan bebekler genel itibariyle ilk birkaç yılı konuşma ve lisan gelişiminde gerilik yaşarlar. Bunun sonucunda işitme kaybı, ağız ve dilde düşük kas tonusu, nefes kontrolüyle ilgili zorluklar, seslerin ve kelimelerin dizilişiyle ilgili problem yaşarlar. 47 kromozomludur. Göz torbaları ve kalpleri daha hızlı çalışır. Sinirli yapıları vardır.
Bizler Down Sendromu’nun bir hastalık değil de oturum olduğunu fark etmeyip onlara hastalıklı muamelesi yapıyoruz.

Onları gördüğümüzde acımaklı gözlerle bakıyor, onlar için üzüldüğümüzü belli edecek davranışlarda bulunuyoruz.

 

Halbuki onların da diğer çocuklar gibi toplumda yer edinmesi sağlamaya yönelik davranışlarda bulunmalıyız. Bunun için birkaç durum söz konusu. Mesela lisan ve iletişimin ne olduğunu ve nasıl geliştiğini anlamak ya da onların iletişim becerilerinde endişe verici olan işaretleri tanıyabilmek için daha çok bilinçlenmeye çalışabiliriz. Diğer çocuklarla kaynaşması için toplum içerisine daha çok sokabiliriz. Zorlandığımız noktalarda profesyonel bir yardım alabiliriz.
Unutmayın ki tüm engelliler normal bir birey adayıdır. Bu şekilde bizim onlara sağlayacağımız tedavi ve özel eğitimle onları kendilerini daha iyi hissetmeleri mümkündür.

 

 

21 Mart Hz. Ali’nin Doğum Günü

 

 

Ebu Talip’ten olma Fatıma’dan doğma, ünvanı Şah-ı Merdan (yiğitlerin şahı) olan, Hz. Muhammed’in damadı ve amcasının oğlu, dört büyük halifeden biri olan Hz. Ali, 21 Mart 598 tarihinde Mekke’de doğmuştur.

 

Annesi adını, “arslan” anlamına gelen “Esed” veya “Haydar” koymak istemişse de Hz. Muhammed’in isteği ile “Ali” adını almıştır. Diğer adlar ona lakap olarak verilmiştir.Daha sonra bu lakaplara, “Tanrı rızasını kazanmış” anlamına gelen “Murtazâ” da eklenmiştir.

Hz. Muhammed tarafından beş yaşındayken yanına alınıp,18 yaşına dek onunla kalmıştır. Hz.Muhammed’in peygamberliğine ilk inanlardan olup onun her türlü gücüyle onun hizmetine giren ilk kişidir.Bu bağlılığını ise ölünceye dek sürdürür.

Hz.Ali’nin Hz.Muhammed’in yolunun özünü kavradığı için Aleviler, izledikleri yola “Hak-Muhammed-Ali Yolu” ismini verirler. Hz. Ali,Hz. Muhammed’in hem kuramsal, hem de uygulamalı iyi bir ardılıdır. İslam’ı en iyi ve batîni bir dilde yorumlamaya çalışıp topluma benimsetenlerin başında gelir.

Hz. Muhammed, Hz.Ali’yi çok sevdiği için kızı Fatıma-tı Zehra’yı onunla evlendirir. Bu evlilikten İmam Hasan, İmam Hüseyin, Muhsin, Zeynep ve Ümmü Gülsüm doğarlar.

Hz. Muhammed’in soyu onlardan devam eder. On İki İmamların başıdır. Adı Zülfikâr ola ucu çatal şeklinde iki başlı kılıcı vardır. Bu kılıç, Amrû bin Adûd savaşta kendisine karşı çıkacak bir savaşçı istediğinde Hz.Muhammed’in Hz.Ali’ye uzatarak onun karşısına çıkmasına izin vermiştir.

Hz.Ali’nin Uhud savaşında Kureyş’in önde gelen savaşçılarından dokuz kişiyi öldürdüğü ve bedeninden yetmiş yara alarak son ana kadar Hz.Muhammed’i savunduğu için Cebrail’in, “Zülfikar’dan keskin kılıç, Ali’den büyük yiğit yoktur.” (Lâ fetâ illâ Ali, lâ seyfe illâ Zülfikâr) dediği kılıçtır. Hz.Ali’nin vasiyeti üzerine Necef’te denize atıldığı belirtilmiştir.

Hz.Ali 4 yıl 9 ay halifelik yapmış, İbni Mülcem tarafından zehirli kılıçla şehit edilmiştir.

Yazan : Gamze GÜNBEK

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın