Radyestesi Nedir? Çatal Çubuk Olayı Nedir?

 Radyestesi Nedir? Çatal Çubuk Olayı Nedir?

Çatal çubukla su bulma, sarkaçla su bulma kısaca  radyestesi  hakkında bilgiler.

Çatal çubuk uzun süredir saha çalışmasında kullanılırken ve yerini bir başka şey alamazken, daha önemli işlerde kullanılmak için birkaç araç daha ortaya çıktı.

Çubuğun yapıldığı madde önemli değildir. Geçmişte şeftali ağacı, söğüt, fındık ve güvercin otunun tahtası yeğlenirdi.

Çatal Çubukla Gerçekten Su Bulunur mu?

Hayvanlardan elde edilen maddelerden balina dişi kullanılırdı. Tromp,5 kıvrımlı bir telin en etkilisi olduğunu söyler.

 

 

Maby, uçlardan 1/3′e 1/4′e dik açıyla kıvrılmış bir tel kullanır; kısa olan bölüm tutulduğunda elin içine doğru döner. Aranılan şeyin bulunduğu bölgede telin yatay bölümü ileri geri sallanmaya başlar. Tromp,6 başka biçimlerde daha birçok çubuk tanımladı. Yapay çubuklar insani bir hareketi olmaksızın işe yaramaz.

Hassas tahminlerde bulunurken çoğunlukla sarkaç kullanılır. Daha önce Hindistan’da kullanıldı ve şimdiki biçimi, tutmak için üzerinde bir halka ya da düğüm bulunan 11, 5 ile 15 cm. uzunluğunda güçlü, ancak esnek bir ipin ucunda, çoğunlukla sivri ucu yere bakan koni biçiminde bir ağırlıktan oluşurdu. Ağırlık tahta, fildişi, balina dişi ya da metal olabilirdi.

 

 

Gerçekte, ağırlığın neden yapıldığı önemli değildir, ancak metal olacaksa, Abbé Alexis Mermet,9 bu amaç için ayrıcalıklı bulduğu metal alaşımlarını önerir, çünkü bu doğada ender olarak bir araya gelen metallerin bileşimidir ve ona göre bu bir avantajdır.

Ayrıca, sarkacında, bir göz taşıması için bir çukurluk yapar. Bu, sarkaçların içinde ya da yakınında yaygın olarak kullanılır. Çoğunlukla sıvı olan, aranılan maddeyle olabildiğince aynı nitelikte olan küçük bir örnektir. Böylelikle kişi yağ arıyorsa, sarkacın bu çukur bölümüne o yağdan koyar ya da yağın içinde bulunduğu küçük bir şişeyi elinde tutar. Göz, amacı belirlemek içindir.

 

Yirminci yüzyılın ilk yarısında, sarkaçla çalışan Fransızlar arasında, uğraştıkları şeyin radyasyona duyarlılığı olduğu açıkça anlaşıldı ve Boiley 1927′de bu fenomen için radiesthésie terimini ortaya attı. Daha sonra terim İngilizce’ye radiesthesia olarak çevrildi. Bunun anlamı ışınıma duyarlılık ve tepki vermedir. Duyumsal uyarım ve tepkisi olan hareket çoğunlukla bilinç dışıdır. Ancak kullanıcılar bilinçli duyular hissettikleri için, bilinç dışı uyarımlar şu duygulara neden olabilir: 1- Belirli kaslar kasılır ( kinestetik organlar denilen kaslarda bulunan duyu organları nedeniyle ); 2- Üşüme ( derideki küçük duyu organları nedeniyle ); 3- Anormal ve bazen patolojik bir olay karşısında gösterilen duyumsal tepki ( paraesthesia ) olan iğne batması duyusu; 4- Karın boslu -ğundaki ( coenaesthesia ) uçların uyarılması nedeniyle mide bulantısı; 5- Baştaki kan basıncı değişikliği nedeniyle baş ağrısı.

 

Sarkacın başlıca hareketleri genel olarak üç türdür; 1- Paralel olarak ileri ve geri; 2- Saat yönünde dairesel hareket; 3- Saat yönünün tersine dairesel hareket. Eliptik hareket (1) ve (2) ya da (3) için araçtır. Ender olsa da (4) kendi çevresinde tam olarak döner, bu ipin dolanmasına neden olur. Bu hareketlerin ilk anlamları kullanıcıya göre değişir. Her kullanıcı deneyerek belirli bir hareketin ne anlama geldiğini öğrenmelidir. Tam döngü hareketi bir etki olduğu anlamındadır ve geri döngü ile ileri döngü belirsizliktir. Saat yönünde hareketler çoğunlukla insana yararlı bir şeyi belirtir ve saat yönünün tersine hareketler tersini belirtir, ancak bunlar her zaman geçerli değildir.

Sarkaç, Fransa’da, özellikle Katolik rahiplerince 20. yüzyılın ilk yarısında yalnızca su ve mineral (Mermet) bulmak için değil, aynı zamanda tıbbi teşhisler konusunda da araştırılmıştır. 1935′ten bu yana birçok derneğin kurulmasının yanısıra, özellikle de Fransa’da birçok kitap yayımlandı ve ilk İngiliz Kongresi10 1950′de Londra’da gerçekleşti. Radyasyonun canlılar üzerindeki etkisinin bilimsel olarak araştırılmasına Radyonik adı verilmiştir. Birçok hekim, bilim adamı ve mühendis bu yeni bilimin gelişiminde katkıda bulunmuştur.

Bu alanda olağanüstü bazı varsayımlarda bulunulmuştur. Gözlerin yardımıyla geniş bir alanda araştırmalar başlatılmıştır ve sonunda tümüyle farklı yeni bir yöntem geliştirilmiştir. Kırlarda bir sarkaçla amaçsızca gezerek değil de, bu aracı bir harita ya da resim üzerinde tutarak, en az sahada elde edilenler kadar başarılı sonuçlar elde edilir.

Tromp,11 haklı olarak bunun duruişi-ti yetisiyle ilişkili olduğunu ileri sürer ve sarkacın yalnızca kullanıcının trans benzeri bir duruma geçmesini sağladığını düşünür. Abbé Mermet, bu alanda ünlü bir kullanıcı olmasına karşın, haritalarla çok büyük başarılar elde etti.

Bu dolaylı yöntemin adı teleradyestezi‘dir.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın