Sık Sık Duyarız Ama Bilemeyiz. Kabala Nedir?

 Sık Sık Duyarız Ama Bilemeyiz. Kabala Nedir?

İbranca ” kblh ” nın kelime çevirisi: ” Ağızdan kulağa “dır, ” Rivayet ” anlamına gelir; Ortaçağ Yahudi Mistik öğretisi ve eserleri için derleyici tanımlamadır.

 

Kabala, Tora ( Musa’ nın beş kitabı ) ve İncil‘ in diğer kitaplarının geleneksel tefsirinin yanı sıra daha önceki tefsirlerin bağlayıcı olarak kabul görmüş derlemelerinden, örneğin Talmud ‘da bulundukları gibi, ortaya çıkmıştır.

 

XII. yüzyılın sonuna kadar Fransa’nın ve İtalya’nın kültürel merkezlerinde Hıristiyanlıkta olduğu gibi Yahudilikte de tefsir sanatı o kadar ilerlemişti ki, ” Skolastik ” formalizmi altında katılaşma tehlikesi yaşıyordu. Buna karşılık önceleri Provence Yahudileri arasında, daha sonra İtalya ve İspanya Yahudileri arasında Hıristiyanlık ile aynı dönemde, Kabala’nın Yahudi mistiği ortaya çıktı ve kısa sürede bütün Yahudilikte yayıldı.

 

Kabala’nın en önemli üç eseri şunlardır; Muhtemelen V. yüzyılda Provence ‘de yazılmış Sefer haBahir ( Aydınlanma Kitabı ) bu esere dayanır. Bu ikisinden oluşan ve çok sayıda ilaveye sahip bir derleme, XIII. yüzyılda İspanya’da yazılmış Zohar ‘dır( ihtişam ). Efsane oluşumuna göre bu kitapların hepsi tabii ki çok eskidir ve erken dönemdeki çok meşhur hahamların eserleridir. Her üçünün de konusu ” Scfirot “ ağacı, aynı zamanda rakam olan İbrani alfabe harflerinin anlamı ve bunların Astroloji ( özellikle Sefer Yetzirah eserinde ), yeniden doğum, bilgeliğin 32 patikası ya da 1. Musa kitabındaki açılış dizelerinin gerçek anlamına ( Sefer haBahir eserinde ) bağlantıları söz konusudur.

İbrani harflerinin özel anlamı, birçok diğer halkta olduğu gibi ilk dönem Yahudilikte, kutsal metinlerin yazılarak kutsiyetinin bozulmasının yasak olmasından çıkmıştır, ancak bu aktarımı da oldukça zorlaştırır. Bu ikilemden çıkış yolu, haflerin kendisinin kutsallaştırılmasıdır. Bu nedenle Talmud ‘un en eski metinleri Mişna ” Pirke Avoth ” da ( Babaların Kelamları ), İbrani harflerinin biçimi, Tanrı’nın Sabbath’ta tan ağarırken yarattığı on nesneden birisidir; nesneler doğanın dışında bulunur fakat doğal düzeni rahatsız etmez, örneğin Bilam‘ın ” ( Konuşan )  eşeğinin ağzı” gibi. Mişa’nın başka bir yerinde, ” Menachot ” ( Yemek kurbanı ) Tanrı’nın harflere taçlar, diakritik işaretler yaptığından bahsedilir ve İsa bunlardan şöyle bahseder ( Matta 5:18 ) ” Çünkü size doğrusunu söyleyeyim: Gök ve yer geçip gitmeden, her şey gerçekleşmeden Kutsal Yasa’ dan en küçük bir harf ya da nokta bile yok olmayacaktır. ” kabalistlerin görüşüne göre yaratma sırasında Tora’nın bütün harfleri mevcuttu, fakat kelimelere dönüşmemişti ve Âdem şeytana uymasaydı, mevcut olandan farklı bir sıralamaya gireceklerdi Bu nedenle Tanrı, Mesih’in varışından sonra bunların şimdiki sıralamasını kaldırarak yenisi yaratacaktır ya da Mesih inançlılara şimdiki metni, harflerin farklı bir düzeninde okumayı öğretecektir.

 

Kabalistlerin çabaları, şu anda var olanın ardında, Mesih zamanındaki bu çok farklı metin için geçerlidir; o buna Tanrı’nın varlığının aydınlanmasını getirir, aynı on Scfirot‘ da ( Kıymetli taşlar ) tanrısal olanın yayılımının ortaya koymasında olduğu gibi. Bir ” ağaç ” şeklinde düzenlenmiş Scfirot, yeniplatonikçilerin çok farlı bir yapılım kademesi veya zincirinin resmidir, öyle ki bunun üzerinde tanrılık yaratımı etkiler ve bunun üzerinden onunla bağlantı kurar. Ağacı şunlar oluşturur:

 

  1. Keter ( Keter Elyon ) – ( En yüksek ) taç
    2. Hohma – Bilgelik
    3. Bina – Zeka ( Akıl )
    4. Hesad – Lütuf, Gerdula – Yücelik
    5. Gevura- Gisa, Din ( Yargı )
    6. Tipheret – Güzellik, Rahamim ( Şevkat )
    7. Nitzah – Zafer
    8. Hod – Haşmet
    9. Tzadik – Adil, Yesod Olam ( Dünyanın Kurtuluşu )
    10. Malkhuth – İktidar, hükümdarlık

 

Şimdi yaratım birbiriyle iç içe geçmiş dört dünyadan oluşmaktadır: En yükseği ve her şeyi kapsayaqn Atziluth’ tur, tanrısal isimlerin sınırsız dünyasını Briah kapsar, başa meleklerin dünyasını çevreleyen Yetzirah ‘ tır ve neticede biçimlerin hiyerarşik dünyası, insanların ve nesnelerin elemental dünyasını içinde taşıyan Assiah’tır. Bu dört dünyanın her birisinde bir Scfirot ağacı vardır ve dört ağaç aralarında bağlantılıdır, öyle ki kabalist Scfirot ağaçlarının üzerine çıkarak tanrısal isimlerin sınırsız dünyasına kadar erişebilir. Bu örneğin ekstatik kabalada ( Esrime ) gerçekleşir, ki buna isimlerin kabalası da denir. Bu sırada Tanrı’nın Tevrat ‘ ta gizlenmiş bütün isimleri ezberden okunur.

 

Büyük kabalist Abulafia, ” İsmin [ Tanrı’nın, yani JHWH]  herf harfinin başlı başına bir olduğu konusunda uyarır, buna göre jod da bir isimdir ve JH de bir isimdir. ” Bundan şöyle devam edilebilir: JHW de Tanrı’nın bir ismidir ve HJW ve WJH ve HWJ ve WHJ ve JWH de Tanrı’nın isimleridir, böylece Tevrat ‘ ta bu harflerin ve harf kombinasyonlarının ortaya çıktığı ve Tanrı’nın diğer isimleri, örneğin Adanaj, Zebaoth, Şaddaj ya da El de ezberden okumaya katılınca harf kombinasyonlarının miktari tüm sınırları aşarak büyür. Eğer ezberden okuma sırasında emredilmiş nefes teknikleri de uygulanırsa, ekstasenin kabalistleri git gide daha yukarıya yükseltmesi koalyca gözününe getirebilir, ta ki tanrısal isimlerin sınırsız dünyasını keşfedene kadar ve sonunda onun içinde ” -Taç “a ( ” Kethet “, en yüksek Sefira ) da ulaşır.

 

Hiçbir varlık daha yukarıya yükseltilemez, baş melekler bile. Tanrı ulaşılmazdır, kabalistlerin ” Ajn sof , ” sınırsız, boş alan ” dedikleri ( kelime olarak: ” bu sınır değildir “, Tanrı’nın sözü ve iradesi üzerine ” Ajn ” dan (” O değildir “) ortaya çıkan, yine ulaşılmaz olan tüm varlığın en eski temelinde üzerindedir.

 

Kelime kombinasyonunu meditasyon sanatı ” Temurah “ın yanında kabalistler ” Notarikon ” ve “  Gematria “ yı kullanmıştır. ” Notarikon ” da her hangi bir kelime dizisinin ya da örneğin dize başlangıçlarının başlangıç harfleri yeni bir kelime oluşturur. Musa’nın 5. kitabında RAB, emirlerine uyması konusunda halkı uyarır ve şöyle der ( Bölüm 30, dize 11 f. ):

 

Çünkü sana bugün verdiğim emir senden saklanmamaktadır, ne uzakta ne de gökte, öyle ki şunu söyleme: Kim bizim için göğe çıkacak ve onu alacak ki biz onu duyalım ve yapalım ?

 

Umberto Eco, Kusursuz Dilin Arayışında adlı kitabında, İncil’in bu kısmından, burada ” bizim için göğe kim çıkacak ( mij ja’aläh lanw hashamajemah ) yarım soru tümcesindeki kelimelerin başlangıç harflerinin, sünnet için İbranca kelimeyi ( MJLH ) ve son harflerinin Tanrı’nın ismini JHWH oluşturduğunu gösterek, bir Notarikon için güzel bir örnek çıkarır. Yanı yarım soru tümcesinin mistik anlamı şudur: Sünnet EFENDİ’ ye götürür.

 

İbranca harflerin sayı değerlerini inceleyen Gematria tekniğinde, kelimeler arasındaki mistik ilişkiler ya da münferit kelimelerin mistik anlamları keşfedebilir. Oldukça sık iktibas edilen örnek Tanrı adı, sayı değeri 72 olan JHWH ‘dir, öyle ki bu sayı Tanrı’nın mistik ” gerçek ” isimlerinin yanı sıra dünya üzerindeki tüm halkların sayısını vermektedir.

 

XIV. yüzyıl boyunca kabalistlerin öğretileri, başta Fransa ve İtalya olmak üzere, Hıristiyanlar tarafında da öğrenilir. XI. yüzyılın sonlarında Isabela von Kastilya ve Ferdinand von Aragon’un altında İspanyol Yahudileri’ nin dağıltılmasından sonra, Tüm Avrupa’daki hümanistler arasında geniş bir kabul yaşanır. Bu sırada Cosima deMedici’nin vakfettiği Floransa’ daki Platonik Akademi’ de öğretmen olan Marsilio Ficino, bundan büyük kazanç elde eder ; Almanya ‘da Yuhanna Reuchlin, bir hıristiyan kabalistiği imkânını keşfeden ilk kişilerden birisidir.

Bu yayılma çerçevesinde kabala, kısa sürede mistik gönülme ve meditasyon metodundan, ucuz büyü sihir bağatındaki olağan ” Gizli öğretilerdenbirisine dejenere olur ve Sefer Yetzirah, bilgili canlı yaratıkların ve Golem’in yaratıldığı büyü kitabına dönüşür.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın