Sağduyu Nedir? Sağduyunun Felsefi Açıklaması

 Sağduyu Nedir? Sağduyunun Felsefi Açıklaması

Günlük yaşamın belirlediği görüş, duyuş, davranış ve düşünüş biçimlerinin tümü.

İnsanlar, günlük yaşamlarından birtakım kanılar edinirler ve bu kanılara göre düşünüp yargılarlar. İşte bu düşünme ve yargılama tutumu, sağduyu deyimiyle dilegetirilir.

 

Sağduyu, bu niteliğiyle, bilimsel olana karşıttır. Örneğin Bertrand Russel, Felsefe Tarihi‘nde Aristoteles’i anlatırken şöyle der:

“Aristoteles öğretisi, yarı yarıya bir sağduyu öğretisidir. Aristoteles’in yargıları, çoğunlukla, sudan ayrıntılar üstünde bile özenle duran ve öğretici bir hava içinde ilerisürülen sağduyu önyargılarıdır”.

 

Einstein ve kuramları üstüne çok değerli bir inceleme yazmış olan Lincoln Barneet de şöyle der:

“Klâsik fizik, bir cisim ister dursun ister devinsin, boyutlarının aynı olacağını varsayar. Çünkü  sağduyu bu varsayımı gerektirir. Ama Einstein, sağduyunun, on sekiz yaşından önce zihinde yerleşen önyargılardan başka bir şey olmadığını göstermiştir. On sekiz yaşından sonra karşılaşılan her yeni düşünce, tartışılmadan kabul edilen bu sağduyu önyargılarıyla savaşmalıdır. Einstein, tanıtlanmamış hiç bir ilkeyi açık ve belli olarak kabul etmek istemediği içindir ki derinlerde yatan doğa gerçeklerine, kendinden önce gelen bilim adamlarından çok daha iyi inebilmiştir “.

 

Fransız düşünürü Descartes, sağduyuyu us‘la anlamdaş saymış ve bundan ötürü de varoluşunun kanıtı olarak görmüştür. Bertrand Russell’in açısından bakarsak, Descartes öğretisini de, bu anlamda bir sağduyu öğretisi saymak gerekir. Daha sonra İskoçya okulu, özellikle de bu okulun yol açıcısı Thomas Reid, sağduyunun doğuştan var olduğunu ilerisürmüştür.

 

Sağduyu kavramı, böylelikle, metafiziğin ve özellikle de İskoçya okulunun ilerisürdüğü herkesçe aynı biçimde duyulan’ı dilegetiren  kamulduyu deyimiyle anlamdaş kılınmıştır. Metafiziğin bu yanlış değerlendirmelerine karşın sağduyu, pratikten kaynaklandığından daima metafizik düşlerin karşısına çıkmış ve özdekçi bir ıra taşımıştır.

İskoçya okulunun geliştirmeye çalıştığı kamulduyu gerçekçiliği böylelikle, bizzat İskoçya okulunun karşısına dikilmiştir.

 

Bununla beraber sağduyu kavramı, genellikle metafizik düşünme biçiminin soyut yapılarına karşıt bir anlamda kullanılmıştır. Ne var ki günlük pratiğin verebildiği bilgilerle sınırlıdır ve ancak günlük pratiğin bilimselleşmesiyle bilimselleşebilir. Bununla beraber, sağduyu, pratik ölçütünü yansıtmakla idealizmin karşısında ve özdekçilik düzeyinde yer alır.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın