Biz Biliyoz

Stres Nedir? Stresin Bilimsel Açıklaması

Stres Nedir? Stresin Bilimsel Açıklaması

Stresin bilimsel karşılığı tam olarak nedir, mutluluk gibi duygular neden stres durumu olarak kabul görmektedir?

Stres insanın olası bir tehdit karşısında beyninde ve vücudunda bir takım tepkiler vermesidir. Otonom sinir sistemine bağlı olan sempatik sinir sisteminin fiziksel yada psikolojik uyaranlar karşısında böbreküstü bezlerinden , kalp, akciğer , tükürük bezleri , gözler. ve gasto sistemin uyarılması işleminin gerçekleşmesidir.

 

Bu etkilerin hepsinin bir sebebi vardır sadece birini açıklamak isterim. Gastro sistem büyük enerji harcadığından buraya giden enerji kesilir. Çünkü savaş kaç durumunda enerji vücudun başka bölgelerine aktarılır. Gözler büyür avını daha iyi görmek için. Tabiiki burada önemli olan bizi tehdit eden fiziksel yada psikolojik etkilerin ne olduğudur.Biz bunları erken çocukluk döneminden itibaren beynimize kayıtlarız. Amigdala tehdit içeren olay ve yüzleri tanımlar.

 

Stres kısaca zararlı değil insan yaşamı için elzem olan bir savunma biçimidir. Hastalık dediğimiz stres ise lüzumundan fazla olayı veya nesneyi yada davranışı tehdit olarak kayıtlamaktan başka bir şey değildir.

 

  Sempatik sinir sistemi beyni ve vücudu mücadeleye hazırlıyor. Parasempatik sistem ise tam tersi işlev görüyor. Parasempatik sisteme denge durumu dersek, sempatik sistem dengesiz duruma karşılık gelir. Örneğin, parasempatik sistem devredeyken kalp her organın ihtiyacı olan oksijen kadar kan pompalar. Bu nedenle nabız değişkenliği (hrv) yüksektir.

Tam tersine, sempatik sistem devreye girdiğinde kalp otonom atmaya başlar, artık diğer organların ihtiyacına uygun davranmak yerine düzenli bir pompalamaya geçer. Bu tehlike durumunu yansıtır.

 

Sadece stres, korku, kaygı, üzüntü gibi durumlar değil, aynı zamanda gülme gibi durumlar da denge dışı durumu yansıtıyor. Dengeden uzak bir durum olan gülme de kökenlerini, tehlikenin son anda geçersiz olduğunun ortaya çıkmasına tepki olarak gelişen kahkaha atmaktan alıyor. Çünkü insan kahkaha atarken kasları kontrolsüz hale geliyor. Bunun esas nedeni, ortada bir tehlike olmadığı son anda fark edildiğinden ve o esnada salgılanmış olan savaş-kaç hormonlarının uzun süre vücuda etkisi devam ettiğinden, insanın zarar verici davranışlara girmesini önlemek. İşte bu nedenle, kültürel evrimle daha da şekil değiştirmiş olan gülme esasında kahkahanın yumuşatılmış halidir ve semaptik sistem halen devrededir.

Stres Hormonu ile Depresyon Arasında Bağlantı Var mı?

 

 

Harvard Üniversitesi araştırmacılarına göre farelerin uzun süre boyunca stres hormonuna maruz kalmaları depresyona sebep oluyor. Bu buluş şimdiye kadar toplanmış bu tezi destekleyen ikinci derecede delilleri sağlamlaştırmış oluyor.

Stres hormonları ve depsresyon arasındaki bu sebep sonuç ilişkisi depresyonun tedavisinde yeni olanaklar sunacak.   Şimdiye kadar araştırmacılar depresif olan insanların yüksek kortizole (stres hormonu) sahip olduklarını biliyordular fakat bunun nedeni bilinmiyordu. Bu son araştırmaya göre yüksek miktarlarda kortizole maruz kalmak depresyonun semptomlarına katkıda bulunuyor.

 

Araştımacılar buluşlarını bir grup fareye (kemirgenlerde kortikosteron) düşük miktarda stres hormonu diğer bir gruba yüksek miktarda stres hormonu vererek yaptılar. İnsanlarda ise sürekli stres altında olmak (hastanede yakınının olması gibi) depresyona sebep oluyor.

2 hafta boyunca günde sadece 1 defa stres hormonu verilmiş farelere kıyasla günde 24 saat stres hormonu verilmiş fareler daha çekingen ve korkaktılar. Aynı zamanda ani uyartılara karşı duyarsızlaşma görüldü.

  Daha önce var olan 4 tür delilin ışığında bu buluş pek şaşkınlık yaratmadı:

  • 1) Cushing rahatsızlığı (adrenal sistemin aşırı kortizol salgılaması) olan insanların yarısından fazlası depresif.
  • 2) Anksiyete içeren depresyon da aynı sistemin bozukluğu sonucu oluşuyor.
  • 3) Kortikosteroid tedavisi gören insanlarda normalden fazla huysuzluk içeren depresyon gibi davranış bozuklukları görülüyor.
  • 4) Uzun süreli glukokortikoid seviyeleri de anksiyeteyle ilgili beynin kısımlarında yüksek aktiviteye yol açıyor.

 

Bu araştırmayla beraber bu deliller merkezi bir aksiyomun etrafında toplanmakta: Stres hormonu depresyona yol açan anksiyeteye sebep olmakta. Araştırmacılara göre kısa süreli kortizole maruz kalmak adaptif iken uzun süreli kortizole maruz kalmak sinir sistemine kalıcı zararlara yol açmakta.

  Depresyonun fizyolojik sebeplerini keyfetmekle bu hastalığı tedavi eden yeni ilaçların bulunması mümkün olabilecek.

Amerikan Psikoloji Birliği

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ