Biz Biliyoz

Tembellik ve Erteleme Hastalığın Varsa Beyninle TIP Oyna

05.08.2020
71
Tembellik ve Erteleme Hastalığın Varsa Beyninle TIP Oyna

Yapılması gereken bir işi ertelemek bana göre bir hastalıktır. Ertelemek ve tembellik birbiri ile kardeş olgulardır. Beyninle tıp oynayarak  tembellik ve erteleme hastalığını yenebilir oyunu beynin yerine her zaman sen kazanabilirsin.

Tıp oyununu muhtemelen bilmeyen yoktur aramızda. 1 – 2 – 3 Tıp denir ve tıp oynayan kişiler oyundan bulunan diğer kişileri güldürmek ve konuşturmak adına belli komiklikler yapar.

Sonunda ses çıkaran veya konuşan kişi oyunu kaybetmiş olur. Çocukluk dönemimizin en zevkli oyunlarından biri olan tıp oyununu hiç kendi kendinize oynamayı denediniz mi?

Şimdi bu videoyu izleyen bir çok kişi insan nasıl kendi kendine tıp oynayabilir ki diyecektir. Kendimiz tıp diyeceğiz sonrada kendimizi mi güldürmeye çalışacağız? En sonunda yine kaybeden hep biz olacağız.

Elbette ki bu şekilde değil. Unutmayın ki 24 saat duymayan uyumayan muzur bir beyin yapısına sahibiz. Ve bu muzur organımız bizi sürekli yönetiyor. Bir şey yapmak istediğimizde ya bizi teşvik ediyor yada onu yapmamamız için başka şeylere odaklanmamızı sağlıyor.

Tembellik ve erteleme hastalığı

Genellikle de aman boş ver sonra yaparsın diyor? Eee beyin bu o ne derse bizde onu yapıyoruz adeta onun kölesiyiz. Mantığımız beyini yönetemiyor beyin tüm mantığımızla birlikte kendimizi ele geçiriyor, geçiriyor, geçiriyor mu?

Yoksa içimizdeki muzur çocuğun söylediklerini yapmak bizim mi işimize geliyor.

Peki neler yapıyor bu afacan yerinde durmaz çocuk olan beynimiz bize. Az öncede dediğim gibi yapmamız gereken şeyleri yapmamamız için bize farklı düşünceler aşılıyor ve işimizi ertelememize veya o işi hiç yapmamamıza neden oluyor.

Uzmanlar buna bir hastalık der mi bilemem ama bana göre bu bir erteleme hastalığı yada tembelliğin ta kendisi.

Tembellik ve erteleme hastalığı

  • Daha vakit erken biraz sonra devam ederim işime.
  • Şuan hiç zamanım yok şu kitabı okumak istiyorum ama bir kaç gün sonra başlarım okumaya.
  • Markete gidip almam gerekenler var ama neyse bugün dursun yarın hallederim.
  • Daha akşama yıl var biraz keyif yapayım bitiririm derslerimi.
  • Şu diziyi izleyeyim yarın hallederim işimi.
  • Yeni bir makale yazmam lazım ama hiç keyfim yok bugün.

Bu düşünceler bu örnekler size tanıdık geldi mi? Peki sizce kimi kandırıyoruz bu düşüncelerle başkalarını mı kendimizi mi?

Hep bir can sıkıntısı, hep bir bahane peki bunun gerçek sebebinin ne olduğunu biliyor musunuz? Belki kendinize bile itiraf etmek zor gelecek ama bu Tembellikten başka bir şey değil.

Tembellik ve erteleme hastalığı

Bu bahanelerinde bir sebebi yok sanmayın sakın o kadar mantıklı bir sebebi var ki inanamazsınız. Tembellik gibi bir duyguya kapılmamak için vicdanımızı rahatlatmak ve kendimizi suçlu hissetmemek için kuruyoruz bu bahaneleri.

Hiç kimse kusura bakmasın hepimizde var tembellik ve erteleme hastalığı bununla birlikte kuruladığımız çeşit çeşit bahaneler.

Bunun için yapmamız gereken şey ize beynimizi komutlamak onunla oyun oynamak olacak. Bu oyuna da biz tıp diyelim. Eğer yapmamız gereken bir iş var ise bu işin yapılmasına dair gerekli komutları beynimize göndereceğiz ve 1-2-3 tıp dedikten sonra o işi yapmaya kendimizi zorlayacağız ve o işi tamamlamadan kesinlikle masada veya yapmamız gereken işin başından kalmayacağız.

Elbette ki yaramaz ve huysuz çocuğumuz olan beynimiz bizi rahat bırakmayacak ve türlü türlü fikirler ile bizi yolumuzdan çevirmeye çalışacak. Aklımıza hiç olmayan şeyler getirip bizi tıp oyununda olduğu gibi güldürmeye ve konuşturmaya çalışacak ah ne yaramaz çocuktur o hepiniz en az benim kadar iyi bilirsiniz.

Ve bu oyunu kazanmak içinde bizim yapmamız gereken tek şey yaramaz çocuğun bize sunduğu önerileri dikkate almayıp işimizi tamamlamak olacak.

Şimdi bir çok kişi o kadar kolay mı diyor. Küçük bir örnek vereyim bende sizler gibi tembellik yapmayı sevenlerdenim ve bu videoyu hazırlamak için 4 gündür bugün yarın diye diye kendimi oyaladım durdum.

Ama dün akşam yarın çekmeden bu işi bitirmeden günü kapatmak feneri söndürmek yok dedim ve şuan da yaklaşık 8 saattir bu işle ilgileniyorum ki muhtemelen bir kaç saat daha sürecek. Beynim bana oynamıyor mu oynuyor hem de oyunun dik alasını yapıyor kerata. Hiç aklıma gelmeyen kişiler bile aklımdan geçti arasam mı sorsam mı diye.

Yok kamera yok aydınlatma dedi beni alışveriş sitelerine yönlendirdi. Kalk bak tv de güzel film var dedi al bi çekirdek çitleye çitleye yersin, ama kusura bakmasın ben kazanmayı sevenler kulübünün üyesiyim ve bugün bu oyunu ben kazanacağım.

 

1 – 2 – 3 TIP

Tembellik ve erteleme hastalığından kurtulmak adına bu oyunu beyninizle oynayabilmek ve onun size sunduğu cazibelere kapılmamak için elbetteki önemli bir stratejimiz var.

İşimizi bölümlere ayırmak ve parça parça işimizi tamamlamak.

Yapacağımız iş uzun ve zaman gerektiren bir iş olabilir bir anda bitmeyebilir hatta bizi zorlayacak düzeyde bir iş olabilir. Burada yapmamız gereken şey yapacağımız işi parçalara bölmek ve en zor olan parçadan işe başlamak. En zor olan ilk parçayı tamamladığımızda işimizin büyük bir bölümünü tamamlamış olacağız.

İşlerimizi tamamlama aşamasında ise yapılması gereken en önemli adım ise telefonlardan kurtulmak olacaktır. Çünkü kullandığımız akıllı telefonlar telefon özelliği dahil olmak üzere bir çok şeye yarıyor ve odaklanmamızı engelliyor.

Sürekli gelen mailler sosyal medya bildirimleri mesajlaşma programları susmak ve bitmek bilmeyen bip bip sesleri. Bir çok kişi işlerini telefonda yürütür ve internetin zengin nimetlerinden faydalanırken aynı zamanda bu teknoloji ve o teknolojiyi kullanan cihazlar bizim işlerimizi yürütmemizi engelliyor.

Bu durumda işimizi daha verimli ve zamanında bitirebilmek aynı zamanda tembellik ve erteleme hastalığını yenmek için.

  1. işimizi parçalara bölmek.
  2. En zor olan parçadan işe başlayıp zor bölümün yükünü üzerimizden atmak.
  3. Bizi engelleyecek teknolojik cihazlardan uzak durmak.

Kişisel gelişim adına kendimizi geliştirmek bu gibi rahatsızlıklarla başa çıkabilmenin en mantıklı yoludur.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.