Biz Biliyoz

İnsanları Etkileme Sanatından 5 Değerli Madde

13.08.2020
87
İnsanları Etkileme Sanatından 5 Değerli Madde

İnsanları etkilemek ve insanlar üzerinde etkili olmak hemen herkesin hayalinde olan ve oldukça zor bir iştir. İnsanları etkileme sanatı içerisinde hayata bakış açısı, konulara olan yaklaşım, iyi bir gözlem ve karşındaki kişileri anlamak gibi önemli noktalar bulunmaktadır. Bu kriterler göz önüne alınarak dost kazanmak ve insanları etkilemek elbette ki mümkündür.

Bu makalemizde dost kazanmanın yolları ile insanları etkileme sanatı içerisininde olabilecek 5 maddelik bir düşünce yapısını sizlerle paylaşacağım. Bu 5 madde en azından insanları biraz olsun anlamanızı ve onların üzerinde azıcıkta olsa etkili olmanıza yardımcı olacaktır.

İnsanları Etkileme Sanatı

Hepimiz kendimiz hakkında konuşmayı ne çok severiz, değil mi?

  • İşimiz
  • Başarılarımız
  • Yeteneklerimiz
  • Hobilerimiz
  • Belki çevremiz ve arkadaşlarımız
  • Son dönemlerde büyük bir havası olan takipçi sayımız

ve bunlar gibi sayamayacağımız bir çok konu kendimiz için çok önemli. Çünkü biz kendi hikayemizi yazıyor, kendi filmimizi yönetiyor kendi senaryomuzu hazırlıyor hatta kendi oyunumuzu oynuyoruz çünkü biz kendimizi seviyoruz.

Dostluk kurmak ve ilişkileri güçlendirmek adına ele aldığımız insanları etkileme sanatı adlı makalemiz ve videomuzda bu sanata dair olması gereken kurallar içerisinden 5 önemli maddeyi ele aldık. Gelin hep birlikte inceleyelim.

1- İlgi odağı olmak

İnsanları etkileme sanatı içerisinde yer alan 1. maddemiz ilgi odağı olabilemektir. İçinizden her hangi birisi, her hangi bir kişi üzerinde etkili olmak ve karşındaki insanın ilgisini, sevgisini ve hatta saygısını kazanmak istiyorsa o kişiye karşı yakın davranmalı, ona sorular sorup sorduğunuz soruların cevabını tam olarak alana kadar konuşmasını beklemesi ve onun konuşabilmesi için fırsat vermesi gerekiyor.

Sadece bununla kalmıyor ve iyi bir dinleyici olarak o kişinin nasıl anlattığından çok ne anlattığı ile ilgilenmeniz gerekiyor. Unutmayın ki iyi muhabbet sadece anlatmaktan ve konuşmaktan geçmez aynı zamanda iyi bir dinleyici olmaktan geçer.

Milyonlarca insan bu kuralı dikkata almaz ve sadece kendisi ile ilgili konuşacağı zamanı kollar. Hatta ortada dönen konu kendini ilgilendirmiyorsa konuyu allar pullar evirir çevirir kendi istediği noktaya getirir. Ne demek istediğimi daha detaylı anlamanı için şöyle bir örnek vereyim.

Ahmet futbol ile ilgileniyor, Ayşe’nin ise ilgi alanı tenise karşı.

Ayşe tenis ile ilgili kendi yeteneklerini, kendi tecrubelerini Ahmet’e anlatıyor. Söz hakkı Ahmet’e gelince konu futbola dönüyor ve Ayşe’nin, Ahmet’e karşı olan ilgisi buhar olup ucuyor. Genelde de böyle oluyor değil mi?

İnsanları etkileme sanatını işlediğimiz bu konuda aynı olaya bir de şu açıdan bakalım, Ayşe tenis hakkınındaki yaşanmışlıklarını anlatırlen Ahmet ona yine tenis ile ilgili sorular soruyor, Ayşenin tenise karşı olan ilgisi ile ilgileniyor. Onun hikayesini uzun uzun anlatmasını dinliyor.

Hani ne diyordu MÖF Ali Desitero adlı şarkısında “Gözü parlıyor aniden kızın şeytan tüyü var bu hınzırın” diyor Ayşe de içinden ve Ahmet Ayşe’nin ilgisini çekiyor. Ayşe mutlu oluyor ve Ahmet ile konuşmaktan paylaşmaktan büyük keyif duyuyor.

Bu olaydan siz ne sonuç çıkardınız bilemem ama gerçekte olan insanlar konuşabildiği kişilere karşı yakından ilgi duyarlar ve kendilerini onların yanında mutlu hissederler.

Ben her zaman evlenmeyi düşünen arkadaşlarıma şu nasiatı veririrm. Ne kadar doğru bilemem ama benim doğrum bu yöndedir. Konuşmaktan zevk aldığın, sohbet ettiğinde mutlu olduğun bir insan ile hayatını birleştirmelisin. Bu sayede sağlam temellere dayalı bir evlilik yapmış olursun.

2- Avantaj sunun

İnsanları etkileme sanatı içerisinde yatan diğer bir konu ise başkalarından sizin için bir şey yapmasını talep ederken bunun size sağlayacağı avantajları perdelemek ve sizin için o şeyi yapacak kişinin bu yaptığı işten neler kazanacağını gözler önüne sermek çok daha mantıklıca bir yol olacaktır.

Ne demek istediğimi daha iyi anlamanız adına örnek vermek gerekirse sizin de bir youtube kanalınız olduğunu düşünelim ve bu kanalın hızlıca yükselmesi için siz bana veya benim gibi diğer izleyicelere istediğiniz kadar abone olun çağrısında bulunun bu ne benim nede hiç kimsenin umurunda olmayacak.

Çünkü bu sizin faydanıza olan bir şey ve benim için size abone olmamın hiç bir avantajı yok. Fakat yapmış olduğunuz içeriklerle benim hayatıma bir şekilde dokunsanız, sizden bir şeyler öğrensem ve bu içeriklerin sürekli arkası geleceğini bizlere beyan ettikten sonra abone olmayı unutmayın deseniz işte o ana kadar unutmuş olsam bile bana sağladığı faydalardan dolayı sizin kanalınıza abone olacağım.

Bu durumda sizin bana vermiş olduğunuz mesaj ya arkadaş benim takipçilerimi yükseltmem gerekiyor değil, ben sizi takip ettiğim zaman benim kazanacaklarım olmuş olacak. İnsanları etkileme sanatı içerisinde dikkat edilmesi gereken bu hususta bir kişi yada bir kitle üzerinde etkili olabilmek için o kişinin yada kitlenin ilgi odağına bir şekilde dokunabilmek gerekir.

3- Önemli olduklarını hissettirin

İnsanları etkileme sanatı içerisinde yer alan 3. maddemiz karşıdaki kişiye önemli olduğunu hissettirmektir. İnsanların veya sadece karşınızdaki kişinin sizin için ne kadar önemli olduğunu onlara hissettirin. İnsan oğlu var oldu olalı kendini önemli hissetmeyi sever ve benimser. Bu duygu onu motive eder ve hatta hayata tutunmasını sağlar. Hemen bu noktada da bir örnek verelim.

Kuzenim Sedat harika org çalar. Sedat elbette ilk etapta birkaç şey öğretecek bir kaç şey gösterecektir. Ama işleri ve kendi yoğunluğunun üzerine bu verilen derslerde eklenince muhtemelen verilen dersler azalacak hatta arkadaşını bir hocaya yönlendirecektir. Umarım ki tüm düşünce bununla sınırlı kalır.

Çünkü bazı kişiler bu düşünceyi bir üst levele taşıyarak o arkadaş ile bile arasını bozabilir. Kişi kendi zamanına saygı duyulmadığından kendi işlerine ilaveten sizinle ilgilenmekten rahatsız olabilir. Sonuç elbette ki hüsran bu arkadaş istediği org çalma dersini alamamış olacak. Peki olaya bakış acımızı biraz değiştirelim ister misiniz?

Bu arkadaş bizim kuzene ben senin org çalmana hayranım, adeta parmakların klavyenin üzerinde yüzüyor seni çok taktir ediyorum. Bende org çalmayı öğrenmek isterdim ama senin gibi olmak istediğim için bu dersi senden almak isterdim. Ama senden bunu isteyemem kendi işlerinin yanında birde benimle ilgilenmenin sana ağır gelebileceğinin farkındayım, demiş olsaydı ne olurdu dersiniz.

Muhtemelen sonuç şu olacaktı. Sedat kendini yormayacak ve işlerini aksatmayacak şekilde kendi org çalışına hayran olduğu arkadaşına bu dersi verebilmek için fırsat yaratacaktı. Öyle ya bana bu kadar hayran ve kendimi önemli hissettiren biri varken neden onu yarı yolda bırakayım diye durumu değerlendirecekti. Ve bu dersi verirken kendini o arkadaşının gözünde önemli hissettiği için aşırı zevk ve keyif alacaktı.

4 – Eleştirmeyin

İnsanları etkileme sanatı içerisinde yer alan 4. maddemiz eleştiri üzerine kurulmuştur. İnsanlar ve bunun içerisinde siz de ben de dahiliz eleştirilmekten, fikirlerinin veya düşüncelerinin yanlış bulunmasından hoşlanmazlar. Hatta sürekli eleştiriye maruz kalan kişiler sizden çok kolay bir şekilde uzaklaşır.

Siz eleştirdikçe kişi sürekli kendini savunacak, kendi fikrinin doğru olduğunu size kanıtlamaya çalışacak sürekli huzursuz olacaktır. Siz her ne kadar onun fikrinin yada düşüncesinin yanlış olduğuna inansanız bile bu onun doğrusudur ve kendine göre doğru olan şeyi yapmaktan asla kaçınmayacaktır.

Bu durumda eleştirmek yerine onu anlamaya çalışmak kendinizi onun yerine koymak hatta empati kurmak en doğru adım olacaktır. Bu tavrınızla onun yanında olduğunuzu hissettirir onu anladığınızı veya anlamaya çalıştığınızı görür ve size karşı daha ılıman davranır hatta sizin yönlendirmelerinizle hareket etme konusunda daha evesli olur.

Çünkü karşısındaki kişi onu anlamaktadır. Onun düşünce ve fikirlerine mantıksız bulsa bile değer vermektedir.

Yanınızda çalışan kişinin aylak tavırlar sergilediğini ve bu tavırlar karşısında sizin bak arkadaşlarına nasıl işine adapte nasıl çalışıyorlar dediğinizi düşünün. Bu davranış sizce yanınızda çalışan kişiyi işe karşı yakınlaştıracakmıdır. Yoksa o işten daha fazla soğumasına, arkadaşlarından ve sizden nefret etmesine mi sebep olacaktır?

Hatta bu durum devam ettiği sürece siz kandırmak için mış gibi yapacaktır. Çalışıyomuş gibi gözükecek bir şeyler yapıyormuş gibi davranacaktır. Bu durum ise işi daha fazla aksatmasına neden olacaktır.

Peki bunun yerine geçmişte kendinizin nasıl davrandığını, ne şekilde çalışırsa her şeyden önce kendisi için nasıl daha verimli olabileceğini, hatta zaman içerisinde başarılı çalışması halinde neler kazanıp nerelere yükselebileceğini anlatsanız muhtemelen kişi sizin istediğinizden çok daha fazla işine adapte olacaktır.

Ya da şu şekilde düşünün ben senin yerinde iken bende pek çalışmazdım. Nasıl olsa maaşım işliyor diye düşünüp o günü öldürmeye çalışırdım. Kendimden bir şeyler katmaz emek harcamazdım. Hatta işini benden çok daha iyi yapanlarla alay eder sende aynı parayı alıyorsun bende derdim.

Ama zaman geçince ne büyük yanlış yaptığımı anladım. Şimdi ise geldiğim nokta sadece bölüm şefi olabilmek oldu. Oysa dün benim alay ettiğim arkadaşlar, aynı maaşı alıyoruz dediğim kişiler başka yerde bilmem nereye kadar yükseldiler. Keşke o günlere dönme şansım olsa şimdi 3, 30 maaşa çalışıyor olmaz aldığım maaşla hem kendime hem aileme daha iyi bir hayat sürdürürdüm.

Bu işi ve aldığım maaşı beğenmiyor değilim ama bugün benim sana söylediklerimi başka biri bana söylemiş olsaydı şimdi çok daha iyi yerlerde olurdum. Zamanında 3 5 yıl aylakça davrandığım için şimdi onlarca yılımı heba ettim.

Evet şimdi sende diğer arkadaşlarınla aynı maaşı alıyor aynı mesaiyi harcıyorsun. Ama bir fark yaratmazsan ileride en fazla ben olursun. Ancak kendini öne çıkaracak şekilde hareket edersen lüx bir arabaya biner benim gibi üretim yerinde şef değil holdingte koltugunda oturur kahveni yudumlarsın.

Peki yaklaşım bu şekilde olduğunda ne olacaktır. Elbette ki aynı şekilde davranan, umursamayan, vurdum duymaz bir şekilde davranan çıkacaktır karşımıza ama bu çok azınlıkta olacaktır ki onlar için zaten yapacak pek fazla bişey yoktur.

5- Yanlışları kabul etmek ve empati kurmak

İnsanları etkileme sanatı içerisindeki diğer bir maddemiz ise yanlışları kabul etmek gelmektedir. Düşünün ki her mahallede bulunan maketlerin birinde kasiyer olarak çalışıyorsunuz ve o gün kasanızda hiç te azımsanmayacak bir açık verdiniz. Gün sonunda müdürünüz sizi yanınıza çağırdı ve açığın sebebini sordu. Nasıl cevap veriridiniz?

Öünüzde 2 farklı yok var birincisi inkar ve savunma mekanizmasınız çalıştırmak diğeri ise hatayı kabul etmek.

İnkar ve savunma mekanizmanızı çalıştırırsanız eğer başlıyacaksınız kendini aklamak için savunmaya. Çok kalabalıktı, çok yoğundu hele o anda bir müşteri vardı ki beynimin etini yedi, sanki hepsi sözleşmiş gibi bir de o anda sevkiyat gelmez mi arada kaynadı gitti.

Ve ya ikinci yolunuz olan hatayı kabul etmek. Yani evet bir yoğunluk söz konusuydu ama her ne olursa olsun orası benim sorumluluğumda olan bir yer ve dikkatsiz davrandım. Belki o yoğunlukta bir arkadaşımdan yardım isteyebilirdim ama böyle bir hata yapabileceğimi asla düşünmedim. Kesinlikle hata benim. Bu seferlik bunu affetseniz ve ben açık olan meblağı kapatsam sonuçta bu açık rakam şirkete giderse sizde benim hatam yüzünden zorda kalacaksınız.

Peki bir yönetici bu verdiğiniz cevaplar karşısında nasıl davranır. Yıllarca yöneticilik yapmış biri olarak hemen ben size cevap vereyim. Eğer ki benim bir çalışanım ilk savunma ile karşıma gelmiş olsaydı o açığın kapatılmasına izin vermez açığı firmaya bildirir, kişinin savunmasını alır olayı üstümden atardım. Şirket ister çıkarır ister maaşından keser ve ne isterse yapar umurumda olmazdı. Çünkü o meblağın kazara açık verilmiş olma ihtimali kadar bilerek yok edilmiş olma ihtimali de söz konusu.

Fakat 2. yaklaşım şekli ile bir çalışanım bana yaklaşsaydı her şeyden önce samimiyetine inanırdım. İnsanlık halidir her kes hata yapabilir mantığı ile kişiye yaklaşır hatta onun yerinde kendiminde olabileceğini düşünerek onun o anki hali ile kendi aramda empati kurardım. Kendisini daha dikkatli olması konusunda uyarır açığın kapatılmasını sağlar o olayın hiç yaşanmamış gibi haraket ederdim.

Bu durum sonucunda da kişi hem güven kazanmış oldu hem olayın daha büyük sonuçlara sebep olmamasını sağladı hem de kendi içimde benimde onun yerinde olabileceğim dersini bana vermiş oldu.

Bu yüzden hatayı kabullenmek ve empati duygusunu sağlamak insanları etkileme sanatı içerisinde oldukça önemli bir maddedir. Kişisel gelişim açısından ilişkiler seviyesini güçlendirir daha sağlam temellere oturmasını sağlar.

İnsanları etkileme sanatı adlı makalemizin Youtube videosunu Murat Çamoğlu’nun altatımı ile dinleyebilirsiniz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.