Biz Biliyoz

Zayıflamak İçin Yapılan Su Orucunun Zararları Olabiliyor.

07.11.2020
109
Zayıflamak İçin Yapılan Su Orucunun Zararları Olabiliyor.

Fazla kilosu olup da bu fazla kilolardan rahatsız olan insanlar türlü türlü yollara başvururlar.

Bu yollardan biri de su orucudur.

Su orucu bir nevi detoks programıdır.

Ancak bu su orucu detoks uygulaması sağlık açısından çok büyük riskler taşıyan bir uygulamadır.

Bu yazımızda sizlerle su orucunun faydaları ya da su orucunun yapılış şeklini tartışmayacağız. Bu yazımızda bilinçsiz bir şekilde su orucu ile zayıflamak isteyen bir vatandaşımızın çektiği sıkıntıları paylaşacağız.

Detoks Programı Olan Su orucunun Bilinçsiz Yapılması Çok Tehlikelidir

Aşağıda anlatacağımız su orucu sonunda hastanın düştüğü durumları okuyacaksınız. Aşağıdaki öykü tamamen gerçektir. Eğer zayıflamak istiyorsanız bir uzman gözetiminde zayıflamaya çalışın. Çünkü kendi başınıza su orucudur, bilmem ne diyetidir gibi uygulamaları yaparsanız sonunuz aşağıdaki öyküde durumu anlatılan hastadan farksız olabilir.

Bir hastanın su orucu hikayesi için yazının devamını okuyunuz.

“Yıllardır hep rejim psikolojisindeydim. Bir kilo verirdim bir alırdım. Kilomun yanında alerjik bir yapım vardı. Ama zihnim sürekli kilo ve sağlıklı yaşam konusuna odaklıydı. Herbalife bile kullandım bir ara. Derken bir gün bir arkadaşın resmine baktım.
Çok zayıflamış ve güzelleşmişti. Onunla hemen irtibat kurdum. Ne yaptığını sordum. Su orucu yaptığını söyledi. Ben de önceden bu konuda hem Paul Bregg ile Malahov’un kitaplarını okumuştum ve sağlık açısından çok yararlı olduğunu biliyordum. Neyse ben de arkadaşıma yalvarmaya başladım ki bana da yaptırsın diye. Başta kabul etmedi. Ben de onu ikna etmek için çok uğraştım.
Hatta dedim ki ben kendim yaparım. Sana arada bir soru sorarım dedim. Olayın ciddiyetinden haberim olmadığı için öyle yapıyordum. Sonra başıma gelecekleri ve bu su orucunun hafife alınmayacak bu kadar ciddi bir şey olduğunu bilseydim o kadar cesaretim olmazdı sanırım. Neyse hemen su orucuna başladım. İlk gün çok ishal olduğum için lavman yapmadım. Daha sonraki günlerde yapmaya başladım. İlk gün normal geçti.

İkinci günü hafif halsizlik başladı. Üçüncü günden başlayarak kusmaya başladım. Sarı yeşil şeyle kusmaya başladım. Hatta siyah yanık gibi bir şey de çıkardım. İşyerimde durmak zorlaşmaya başladı. Çünkü sürekli geğirmeye ve kusmaya başladım. Hemen eve gidip yatıyordum. Yorgun oluyordum. Neyse ki uyuyabiliyordum. Ama sürekli midemin ekşimesi ve ekşi -ekşi kusmaktan fena olmuştum. 4-5 günden başlayarak kulağım tıkandı. Uçağa binince tıkanıp uğultulu oluyor ya. Aynen öyle oldu. Geğirme ve kusma had safhasını aştı. 6.günden başlayarak su bile girmez oldu.
Bu arada arkadaşım aracılığı ile Tabibhan beye ulaştım. Bana yardımcı olacağını öğrendiğimde çok sevindim. Ama galiba iş işten geçmişti. Doktordan öğrendim ki benim gibi insanların su orucuna başlamadan öncesi bir sürü hazırlık yapması gerekiyormuş. Zaten durumum vahimmiş ve en az 25 gün oruç tutarak ancak arınabilecek durumdaymışım. Neyse benim halim çok kötü olup hiç bir şey duymaz ve sürekli kusar hala geldiğim için işten izin aldım.
Ama eve gittiğimden beri en kötü anlarımı yaşar oldum. Kendi başıma sadece kalkıp kusuyordum. O arada sürekli yatıyordum. Kalkmak benden çok güç istiyordu. Uyuyamaz oldum. Tüm vücudum kasılmaya başladı. Sürekli kusuyordum. İçtiğim su sürekli geri çıkıyordu. Nedense tüm derilerim yanmaya ve tahriş olmaya başladı. Parmaklarım ve dizimin tam yanı sanki yanmış gibi kıp kırmızı oldu ve acayip acı vermeye başladı.

Geceleri bayılmaya başladım. Sadece tuvalete gidip kusup gelene kadar baygın düşüyordum. Annemler bırakmam konusunda ikna ediyordu. Ama halimi görmediği için çok baskı yapmıyordu. Kardeşim memleketten gelip kapıdan eve girdiğinde hemen şaşırmış gibi seslendi. Dedi ki sen -sen değil olmuşsun abla dedi. Çünkü yanağım parmaklarım yanmış ve gözlerimin etrafı morarıp derin bir çukur oluşmuştu. Normalde çekik gözlü Asya tipi insanım. Bizde gözkapağı olmuyor.
Fakat o aralar tam bir Avrupalı göz gibi derin bir çukurdaydı gözlerim. Koca bir gözkapağı oluştu. Zaten hemen yatıyorum. Bu arada hiç bir kokuya dayanamaz olmuştum. Hayatım yatakta geçiyordu. Çoğu zaman tek tarafımla yatmaktan üstüne bir de o tarafımda müthiş sancı oluştu. Kendimi ölüm döşeğinde hissediyordum. 9 günümde Gülhan Bey vücudun aşırı fazla zehir pompaladığını ve buna dayanamayacağım için durdurmamı söyledi. Ben de sevindim.
Taze meyve suyu ile bozmamı ve yavaş -yavaş içmem gerektiğini söyledi. Kardeşim de hemen bana elma suyu sıktı. Ama nerede. Her şey boşuna oldu. İçtiğim her şeyi geri çıkarıyordum. Daha berbat oldum. Uyuyamıyordum. Sabaha kadar acı çekiyordum. Yavaş -yavaş bazı becerilerimi kaybetmeye başladım. Tüm derim yanmaya başladı. Tuvalete sadece kusmak için kalkıyordum. O da ayakta değil. Oturuyordum.

Bedenim o kadar geriliyordu ki kendimi duvara çarpasım geliyordu. Ve ne konuşabilmeye ne de hareket etmeye başladım. Ne yersem hemen geri çıkarıyordum. Ve 12. günümde son gücümle kalkıp Tabibhan’a mesaj attım. Dedim ki kendimi ölüm döşeğinde hissediyordum. O da bana aşırı zehirlendiğimi artık durumun kontrolden çıktığını ve kendi başıma böyle ciddi bir olaya bilgisizce yaklaşmanın sonucu olduğunu söyleyerek acilen hastaneye (Not: Eğer o gün hastaneye gitmesini önermeseydim ölecekti bekle de) gitmemi söyledi. Hastane hemen yolun karşısındaydı. Ben de oraya kadar gidemiyordum.

Bayılıyordum.
Tansiyonum 40-80. Ve resmen ölüyordum. Hemen beni yoğun bakıma aldılar. Tabii hemen ailemi de çağırdılar. Çünkü ben resmen ölüyordum. Annem babam hemen geldi. Sürekli ağlıyorlardı. Amcam daha önce gelmişti o beni tanıyamadı bile. Çünkü kuru bir ağaç gibi olmuştum. Tarttılar beni 12 kilo vermişim.

Yoğun bakımda 2 gün kaldım. Yanımda mutlaka biri bana bakıyordu. Neyse ki tuvaletimi yapmaya başladım. Ama hasta yatağımda yapıyordum. Yani çok kötü günler geçirdim. Ailem benden bir daha böyle bir şeye kalkışmayacağıma söz aldı. Doktorlar sürekli tansiyonum düştüğü için ölebilir demiş.. Zaten bir gün daha bekleseydim ölecekmişim.
Doktorlar bana o kadar kızdılar ki aç kalarak tedavi edilme diye bir şey ilk defa duyuyoruz. İntihar mı etmek istedin. Kos koca kızsın aklı başında birine benziyorsun. Böyle bir saçmalık duymadık falan filan. Hastanede litrelerce serum yedim. Ve verdiğim kiloların hepsini geri geldi.
Hastaneden 9 gün kaldım. Şuan çıkalı 3 gün oldu. Başım sürekli ağrıyor. Ne yersem yiyeyim ne içersem içeyim midem ekşiyor. Ve geğiriyorum.

Yani bu başıma gelenleri yazmakla herkesi uyararak bu konuda uzmanlaşmış kişinin kontrolü ve takibi olmadan bir adım atmayın derim.”

Olaylar tamamen birinci kişinin ağzından olduğu gibi anlatılmıştır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.